ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

SON YORUMLANANLAR

    Ziyaretci Defteri

    Ziyaretci Defteri

    Deftere Yaz

    Nostalji

    Nostalji

    Tarih 09 Kasım 2012, 11:41 Editör

    Kentte doğup büyüyenlerin pek yabancı olmasa da gönül bağı bulunmayan, köyde doğup büyüyenlerin ise kışa dair anılarını süsleyen soba...


    Nostaljideki kışın simgesi; soba *

    Resimde görülen nesne, kimileri için sıradan bir soba, hatta kömür sobasına alışanlar için sobaya bile benzemeyen birşey iken, köyde doğup büyüyenler için çok şey anlatan 'kışlık bir anı' anlamına gelir. Karın eridiği Mart ayından, karın tekrar yağdığı Kasım'a kadar aralıksız çalışan Hubyarlılar, kış mevsimini görece daha rahat geçirirler. Çünkü artık işler bitmiş ve yaşam evlere, evlerin içindeki odalara hapsedilmiştir. İşte o odayı sıcacık kılan şey ise sobadır.

    Tarlada, bahçede, yaylada emek

    2643 rakımlık zirvesi ile Tokat'ın en yüksek dağı olan Tekeli Dağı'nın, yöredeki adıyla Dokuzlar'ın eteklerinde kurulu olan Hubyar Köyü, 21 ayrı mezradan oluşudur. Sahip olduğu arazi ise, başka yörelerde 5-6 köyün sahip olduğu toprak parçasından daha büyüktür. Köy, epey yüksek olduğu için kar, Mart ayından itibaren erimeye başlasa da Tekeli Yaylası'nın üst kısımlarında, Tekeli Dağı'nın kuytularında Temmuz ayına kadar varlığını sürdürür. Hubyarlılar, Mart ayından itibaren tarlalarını sürmeye, hayvanlarını otlatmak için dışarı çıkarmaya başlarlar. Önce ekinler ekinir, sonra Haziran'la birlikte çayırlar, otlar biçilir. Aynı dönemde Tekeli Yaylası'na göçülür ve yaşam gündüz köyde, gece yaylada geçer. Temmuz gelince ekinlere orak değmeye başlar. Sonrasında 'harmanı içeri atmak' deyiminin kullanıldığı ekin biçmenin sona erdiği patoz gelir. Otlar, samanlar samanlığa koyulurken, buğday taneleri, 'dene'ler ise ya öğütülmek için değirmene götürülür ya da derelere kurulan küçük su birikintilerinde yıkanır. Sonrasında harmanlara taşınıp büyük 'kara kazan'da pişirilir, harmanda, bacada kurutulurdu. Devamında ise öğütmek, bulgur yapmak gelirdi...

    Bir yandan bulgur, un işleyişi sürerken, diğer yandan, Ekim ayıyla birlikte bir sonraki yıl için bazı tarlalara ekin ekilir, mahsülün çok olması amaçlanırdı. Tabii kışlık odun hazırlığı, bacanın çoraklanması, çatının tamiri gibi başka işlerle Kasım ayına kadar gelinir ve Tekeli'nin zirvesinden kar kendini tekrar gösterirdi.

    9 aylık emeğin sonu ve kışın 'kar'anlık yüzü

    Kasım'ın ortaları ile tüm işler biter, Hubyarlılar kışa hazır hale gelirdi. Sonrasında ise şiddetli kış, kara kış, 'Zemheri' kendini gösterir, her yan bembeyaz olur. Yılın 9 aydan fazlasını çalışarak geçiren Hubyarlılar, karın egemen olduğu o çetin kış günlerini görece daha rahat geçirirler. İşler bitmiş, her şey ahırdaki malın, davarın günde 3 öğün samanlanması, öğle vakti sulanması ile sınırlı kalırdı. Sadece ahır işleri için evden dışarı adım atan kişi bile geriye üstü başı kar, ayakları ıslak, elleri üşümüş olarak dönerdi.

    Aleviliğin Muharrem'le birlikte bir diğer oruç dönemi olan 'Hızır Orucu', Hubyarlılarda 'Hıdrellez / Hızır İlyas' adıyla 7 gün tutulur ve yedi gün boyunca cem yapılır. Hubyar Köyü, 21 ayrı mezradan oluştuğu için nüfus oldukça kalabalıktı. Bu yüzden eski dönemlerde Tekke, Bekülü, Öyekler mezraları ile komşu Dündar Köyü'nde ayrı ayrı cemler yapılırdı. Akşam ceme gidenler, gece eve lapa lapa yağan kar altında dönerlerdi.

    Elektriğin 1987 yılında geldiği Hubyar Köyü'nde kış mevsiminde yaşam odalara hapsolurdu. Sohbetler odada geçer, yemekler odada yenir, yaşam odada akıp giderdi. Elektrik olmadığı için erkenden yatılır, sabah güneş kendini göstermişse mutlu kalkılırdı. Elektriğin gelmesi ile belki televizyon faktörü ve evin diğer kısımlarının da aydınlatılabilmesi belki yatma süresini biraz uzattı ama o odadaki ortamı hiç değiştirmedi.

    Sobanın sıcacık yüzü

    Özelde Hubyarlıların, genelde ise tüm köylülerin kış yaşamını mutlu kılan şey ise, kapıdan gireni sıcacık yüzü ile karşılayan, üzerinden çayı hiç eksilmeyen, gözünde çörek pişen, ekmek ısınan, küllüğünde patates 'höşlenen' soba, özellikle de eski tip odun sobası, nostaljik anıların kışlık simgesidir.

    * Murat KANTEKİN
       Hubyar Vakfı Gnl.Skrt.Yrd.
       Gazeteci



    Bu haber 2409 defa okunmuştur.

    Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

    Kırk ekmeği ve Senelikler

    Hubyar Toplumuna Açık Çağrı

    Hubyar Toplumuna Açık Çağrı Yaklaşık 9 yıldır süren Hubyar Sultan Türbesi davasının kaybedeni yoktur. Hubyar Köyü muhtarlığı ile birlikte tüm H...

    BURSA TERMAL KAPLICA GEZİSİ

    BURSA TERMAL KAPLICA GEZİSİ BURSA TİARA TERMAL OTELDE 5 GÜN 4 GECE TATİL FIRSATI.
    Köyümüzün yolu asfaltlanıyor28 Nisan 2017
    Köyümüzün yolu asfaltlanıyor28 Nisan 2017

    ANKET

    HUBYAR GENÇLİĞİ SEÇİMİNİ YAPIYOR 2 GÜNLÜK YAZ KAMPIMI YOKSA BİR GÜNLÜK PİKNİKMİ




    Tüm Anketler

    HAVA DURUMU

    Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

    Gazeteler

    Hubyar Takvimi


    RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

    Altyapı: MyDesign Haber Sistemi